Home Yaşam Yazılarım Tembellik Nedir? Tembellikten Nasıl Kurtulabiliriz?

Tembellik Nedir? Tembellikten Nasıl Kurtulabiliriz?

13 min read
0
0
432

Tembellik ile ilgili bir yazı yazmak istiyor fakat tembellik edip yazamıyordum, üşeniyordum işte. Ne yapmalıyım diye düşündüm önce. Tanımlardan başlamanın iyi fikir olduğuna kanaat gerirdim.
Tembellik Nedir’e yoğunlaşacaktım önce fakat yine tembellik çöktü üzerime, kanepeye uzandım ve geçmesini bekledim, baktım geçmiyor biraz uyuyayım dedim ve uyudum. Etkili bir yöntem olduğunu söyleyemem ama çok dinlendirici olduğuna eminim.

Tembellik sanat mı? ya da Maharet gerektiren bir şey mi? Yoksa Cesaret işi mi?

Tembellik Nedir?

Hayatı yarım yaşamaktır, kontrolünüz altında olması gereken zamanı müthiş bir ilizyonla yok eden etkili bir silahtır.

Mühendislikteki maliyet hesaplarında olduğu gibi en iyi en ucuza yapma gayretidir. Şöyle ki 3 günlük işi 1 günde yaparım iddiasında bulunmaktır. Gereksiz özgüvendir belki birazda kibir.

“Ertelemek” “üşenmek” “öff hiçte yapasım yok” vb. gibi kavramlarla düet yapmaya da başlayınca içinden çıkılamaz bir hal alır.

Gece yarılarına kadar bilgisayar başında oturup yapılması gereken kübaj hesaplarını düşünerek Arif’in machester’a attığı golü aramaktır. Youtube’da izlenmedik saçma sapan video bırakmamaktır.

Hedefe ulaşması gereken ve hiçbir rüzgarın fayda sağlamadığı dümensiz bir gemidir.

Zayıflıktır yea, işlevsizliktir. Emek cimriliğidir, başarı merdivenlerini elleri cebinde çıkmaya çalışmaktır.

Bir çok şeyi yapmak isteyip te hiçbir şey yapamamaktır, beynin %90’ı kurduğun hayallerle dolu olsa bile evde ağız dolusu esnemektir.

Hem ayranım dökülmesin hem popom görünmesin demektir.

Herkesin gerçek bir sanatkar edasıyla yapabileceği bir sanattır Tembellik ve Özel becerilere sahip olmanıza da lüzum yok.

Kimilerine göre de tembellik cesaret alametidir. Cesaret gösterileriyle icra edilen tembellik çok zaman hüzün ve gözyaşıyla son buluyor.

Tembellik nelere mal olur?

Çok zaman yumurtanın malum yere gelmesiyle neticenin sıkıntıya girmesine.

Ruhun kuvvetten düşüp arzulara esir edilmesine.

Hem kaçınılmaz hem de zevk alınamaz bir durumla karşılaşıp mağdur konumuna düşülmesine.
Kendi avucunuzda olması gereken hayatınızı başkalarının ellerine teslim etmenize.

Hayatın size sunduğundan daha azına razı olup, daha fazlasını istemeye yüzünüzün olmamasına.

Asrın hastalığı dediklere stresin hızlıca kanınıza karışmasına, içinize işlemesine.

Biriktirdiğiniz çok işi az zamanda yapabilmenize yardımcı olacak reaksiyon hızlandırıcı, katalizör etkisine sahip insanlar aramanıza, bu durum bazen kişiliğinizden bazen cebinizden bazen de güvenilirliğinizden ödün vermenize.

Monotonlaşmanıza, benden bir cacık olmaz mottosunu kanıksamanıza. Kimi zaman yalanlardan medet ummanıza.

Öğrenciyseniz ve öğrenci evinde kalıyorsanız bir türlü yıkamadığınız bulaşıklarınızın yeşil bitki örtüsüne bürünmesine. O Bitki örtüsünün zamanla hareket yeteneği kazanmasına.. Evrim teorisine inanmaya başlayabilirsiniz, Allah korusun.

Tembelliğin Faydaları yok mu?

Olmaz mı? Var tabi.

3 günde hazırlamanız gereken projeyi 1 saatte hazırlayıp müdürünüze veya patronunuza sunduğunuz zaman, inceleme esnasında yaşadığınız heyecan ve korku, vücudunuza yayılan o ekşimsi adrenalin kokusunu para ödeseniz bulamazsınız. Millet beline ip bağlayıp yüksekten atlıyor, korku tüneli korku evlerine tonla para harcıyor 2 gram adrenalin için.

İmani düşüncelerinizi artırır. Yaradan’a yaklaştırır; Derslerine çalışmadan sadece dua ederek ders geçmeye çalışanlar mesela.

Kader, nasip ve kısmet kavramlarına yeni bakış açıları getirerek, filozof olma yolunda epey ilerleme kaydedebilirsiniz.

Tembelliğin veya üşengeçliğin bizlere başka faydası yok galiba. Başkalarına olan faydalarından da uzun uzadıya bahsetmeye gerek yok aslında. Teknoloji ve teknolojik gelişmeler diyeyim siz anlayın.

Şahsen mikrodalga fırın ve buzdolabı konsepti benim her gün ekmek almaya gitmeme lüzum bırakmıyor. Günlük ihtiyacımın fazlasını alıp buzluğa atıyorum, “yemek hazır” komutunu her duyduğumda buzluktan alıp mikrodalgaya atıyor ve 2 tur çeviriyorum. Ohh mis.

Bunun yanında Online alışveriş siteleri, online yemek siparişi siteleri, akıllı telefonlar vs. çok girişimciyi hawailerde, karayiplerde tatile gönderdi, gönderdik.

Teknoloji ve tembellik kavramlarını flört ettirmeye başlamışken, Bill Gates’ten birkaç feyz alınası sözler yazayım. sanırım en iyi bu başlık altına yakışacak.

“İyi bir mühendis olmak istiyorsanız, sınavlara çalışmaya daima geç başlayın; bu size zaman yönetimini ve acil durumlarla başa çıkmayı öğretir.”
“Ben bazı derslerin sınavlarını geçemedim; ama arkadaşım hepsini geçti. O şimdi Microsoft’ta başarılı bir mühendis, ben Microsoft’un sahibiyim.”
“Hayat çok sadedir, onu yalanlar süsler.”

Tembellikten Nasıl Kurtulabiliriz?

Tembellikten kurtulabilmenin ilk adımı farkına varabilmektir. Tembel miyiz? Yoksa Boşlukta mıyız? Ya da Tembel miyiz? Yoksa Lüzum mu görmüyoruz?

Gevezeliği bırakalım gençler, kavramlara takılmayalım. Boşa geçirdiğimiz ve bir daha elimize geçmeyecek olan zamanın öneminin farkına varalım. Tembelliği meşrulaştırma çabasını bir yana bırakıp bu durumun övünç kaynağı olmadığı, insan hayatını basitleştiren, değersizleştiren lanet bir hastalık olduğunu beynimize büyük harflerle yazalım.

Tembellik atlatabilmesi zor bir hastalıktır, bu hastalığı bir de yaşam biçimi haline getirdiyseniz işiniz gerçekten zor fakat azim ve gayretin elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını biliyoruz.
Kendiniz iyi tanıyın, tembelliğinizin nereden kaynaklandığını bulmaya çalışın. yapmanız gereken ve yapmaya üşendiğiniz her işin mutlaka bir amacı vardır. İşi yapmaya başlarken amaç odaklı düşünün, o işi sahiplenin.

Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri hep aklımızda olsun!

“Çalışmaktan; gayret sarfından, bir cezadan, bir sıkıntıdan, bir fenalıktan kaçar gibi kaçınmak, çok kötü ve tedbirsizce bir harekettir.”

“Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.”

“Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız vardır, çalışkan olmak. Servet ve onun tabii neticesi olan refah ve saadet yalnız ve ancak çalışkanların hakkıdır.”

Load More Related Articles
Load More By Mehmet Akif Bağcı
  • Fazla Seçenek Bizi Mutlu Eder mi?

    Bir şeyler satın almak artık eskiden olduğu kadar kolay değil. Yıllar önce her hangi bir ü…
  • Neden Blog Yazıyorum?

    Gelişen teknoloji, değişen dünya biz insanlara artık sınırsız etkileşim ve iletişim imkanı…
  • Hoş Geldin 2018

    Merhaba Sayın Okur, Hoş geldin, hem 2018’e hem bloguma.. Yılbaşı, biten yılın muhase…
Load More In Yazılarım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.

Check Also

Dünyanın En iyi 15 Markasının yıllara Göre Değişimleri (2000-2018)

Dünyanın bilinen en iyi 15 markasının yıllara göre marka değerlerinin değişimleri. Araları…